Franz Schubert, sanat şarkısı formunu bugünkü haline getiren bestecidir. Altı yüzü aşkın lied yazmış; şiir, ses ve piyanoyu eşit üç unsur haline getirmiştir.
Schubert öncesinde şarkıda piyano çoğunlukla eşlik işlevi görüyordu. Schubert bu ilişkiyi değiştirdi: piyano partisi şiirin atmosferini kuran bağımsız bir katman haline geldi. Bir şarkıda piyanonun sürekli tekrarlanan figürü, metindeki bir hareketi ya da bir ruh halini doğrudan taşır.
Bu, icracı açısından bir sonuç doğurur: lied söylemek, piyanistle birlikte bir metin okumaktır. Ses ve piyano ayrı hazırlanıp birleştirilmez; ikisi birlikte çalışılır. Şarkıcının nefes aldığı yer, piyanistin cümleyi bitirdiği yerle uyumlu olmalıdır.
Schubert'in şarkı döngüleri — özellikle Die schöne Müllerin ve Winterreise — tek tek şarkıların ötesinde bütünsel bir anlatı kurar. Bir döngüyü baştan sona seslendirmek, uzun soluklu bir dramatik planlama gerektirir.
Kursiyer için Schubert repertuvarının değeri erişilebilirliğidir. Strofik yapıdaki daha kısa şarkılar orta seviyede çalışılabilir; büyük döngüler ise ileri bir hedef olarak durur.
Derslerimizde lied çalışması eşlikle birlikte sürdürülür. Kursiyer önce metni okur ve çevirisini çalışır; ardından piyano partisini dinleyerek şarkının atmosferini tanır. Şan çalışması bu iki adımdan sonra başlar.