Scat, caza özgü bir vokal doğaçlama biçimidir: anlamsız heceler ya da hiç söz kullanmadan melodi ve ritim üretilir. Amaç, sesle bir enstrüman solosunun karşılığını kurmaktır — icracı, saksafon ya da trompet solosunda duyulabilecek hece ritimlerini ve vurguları seçer.
Ella Fitzgerald bu alanın en tanınmış isimlerindendir. Diksiyonu, cümlelemesi, zamanlaması, entonasyonu ve "enstrüman gibi" doğaçlama becerisiyle anılır. Onun scat söyleyişi, birlikte çalıştığı swing dönemi büyük orkestralarının sesini taklit eder; Sarah Vaughan'ın scat üslubu ise eşlik ettiği bebop dönemi küçük topluluklarının dilini yansıtır. Aynı tekniğin, birlikte çalışılan müziğe göre nasıl farklılaştığını gösteren açık bir karşılaştırmadır.
Kursiyer açısından scat'in değeri, doğaçlamayı sözden bağımsız hale getirmesidir. Söz varken icracının dikkati anlama bölünür; hece kullanıldığında yalnızca melodi, ritim ve ses rengi kalır.
Hece seçimi rastgele değildir. Sert başlangıçlı heceler vurgulu notalar için, yumuşak heceler bağlı geçişler için kullanılır. Deneyimli icracılar hece dağarcığını, üretmek istedikleri artikülasyona göre kurar.
Başlangıç için önerilen yol, kısa bir motifi hecelerle tekrarlamak ve her tekrarda tek bir değişken oynatmaktır: önce ritim, sonra başlangıç notası, sonra yön.
Derslerimizde caz yönünde ilerleyen kursiyerlerle scat çalışması basit blues formu üzerinde başlatılır. Kursiyer önce yalnızca ritmik hece üretir, melodik doğaçlama bundan sonra eklenir.