Mikrofonsuz bir salonda söyleyen kursiyerin ilk refleksi sesini yükseltmektir. Bu refleks yorar ve beklendiği kadar duyulmaz. Duyulmayı sağlayan şey ses düzeyi değil, tınının parlaklığıdır.
Birinci kavram taşıyıcı tınıdır. Sesin belirli bir yüksek frekans bölgesinde yoğunlaşması, onu orkestranın ya da salon gürültüsünün üzerinden geçirir. Bu bölge doğru kurulduğunda ses az çabayla uzağa gider.
İkinci kavram serbestliktir. Sıkılan gırtlak parlaklığı da yok eder; gerginlik yüksek sesi duyulmaz kılar.
Üçüncü kavram ünsüzdür. Söz anlaşılmıyorsa dinleyici sesi de takip edemez; ünsüzler net söylendiğinde algılanan yüksekliğe katkı verir.
Dördüncü kavram yöndür. Ses yere değil, salonun arkasına doğru gönderilir; baş konumu ve bakış yönü bunu belirler.
Beşinci kavram salondur. Provada boş salon, seyirciyle dolu salondan farklı çınlar; mümkünse dolu koşullar hesaba katılır.
Derslerimizde akustik icra, tını ve anlaşılırlık başlıklarıyla birlikte çalışılır.