Blues, caz ve popüler müziğin ortak zeminlerinden biridir; hem form hem söyleyiş biçimi olarak etkisini sürdürür.
Formu sadedir: on iki ölçü ve üç akor. Bu sadelik, dikkatin tamamen ifadeye yönelmesini sağlar. Metin yapısı da tekrara dayanır — ilk dize söylenir, tekrarlanır ve üçüncü dize yanıt verir. Bu tekrar, aynı sözün ikinci kez farklı bir renkle söylenmesini gerektirir; blues yorumunun temel çalışması buradadır.
Ses malzemesi açısından blues, majör dizinin üçüncü, beşinci ve yedinci derecelerinin esnetilmesine dayanır. Bu esnetilmiş seslere blue note denir ve tam olarak piyano tuşlarına denk gelmez. Vokalist bu esnemeyi doğrudan yapabilir — piyanonun yapamadığı şeyi. Bu, blues söyleyişinde sesin doğal bir üstünlüğüdür.
İfade araçları arasında perdeye alttan yaklaşma, cümle sonunda hafif düşürme, kelime içinde ton kaydırma ve nefesli bir tını kullanma yer alır. Bunların hepsi ölçülü kullanılmalıdır; sürekli uygulandığında etkisini kaybeder ve entonasyon bozukluğuna dönüşür.
Kursiyer için blues, doğaçlamanın ilk adımı olarak da uygundur: form kısa ve tekrarlıdır, akor sayısı azdır.
Derslerimizde blues çalışması hem söyleyiş hem doğaçlama için başlangıç zemini olarak kullanılır. Kursiyer önce formu tanır, ardından aynı dizeyi farklı renklerle söylemeyi çalışır.