Piyanoda doğru nota tuşa basmakla gelir; şanda ise perdeyi tamamen icracı kurar. Bu fark, kulak eğitimini şan için isteğe bağlı bir tamamlayıcı olmaktan çıkarır.
Kulak eğitiminin şandaki karşılığı dört başlıkta toplanır.
Birincisi entonasyondur. İcracı söyleyeceği perdeyi önce zihninde duymalı, sonra üretmelidir. Bu ön duyum yoksa perde deneme yanılmayla aranır ve giriş anı belirsiz olur.
İkincisi aralık güvenliğidir. Melodideki sıçramalar — özellikle geniş aralıklar — ancak hedef ses önceden duyuluyorsa temiz alınır.
Üçüncüsü armonik farkındalıktır. Eşlikteki akoru duyabilen icracı, kendi notasının o akor içindeki yerini bilir. Bu bilgi entonasyonu belirgin biçimde iyileştirir; özellikle akorun üçlüsü ya da yedilisi olan notalarda.
Dördüncüsü ezber güvenliğidir. İşitsel hafıza kas hafızasından daha güvenilirdir; parçayı içinden duyabilen icracı sahnede tereddüt ettiğinde kulağıyla yönlenebilir.
Kulak eğitimi ayrıca deşifreyi hızlandırır. Notaya bakıp sesi zihninde duyabilen kursiyer yeni bir eseri çok daha kısa sürede çözer.
Derslerimizde birebir şan dersine ek olarak toplu ders halinde haftada bir saat, ayda dört saat müzik teorileri ve solfej eğitimi verilmektedir. Bu dersler enstrüman çalışmasının yanında ikincil bir uğraş değil, doğrudan tamamlayıcısıdır.