Şarkı öğrenmenin iki yolu vardır ve ikisi de kendi başına eksiktir.
Kulaktan öğrenme hızlıdır ve doğaldır. Kursiyer bir kaydı dinler, taklit eder ve kısa sürede söyleyebilir hale gelir. Bu yöntemin güçlü yanı, kaydın taşıdığı her ayrıntının — tavır, zamanlama esnekliği, tını renkleri — birlikte aktarılmasıdır.
Zayıf yanı bağımlılıktır. Yalnızca kulaktan öğrenen kursiyer, kaydı olmayan bir eseri öğrenemez ve öğrendiği eseri başka bir tonda söylemekte zorlanır. Ayrıca taklit ettiği kaydın hatalarını da alır.
Notadan okuma yavaştır ama bağımsızlık verir. Kursiyer kaydı olmayan bir eseri çalışabilir, tonunu değiştirebilir ve yapıyı görebilir. Zayıf yanı, notanın tavrı ve zamanlama esnekliğini taşımamasıdır; yalnızca notaya bakarak çalışan icracı çoğu zaman mekanik duyulur.
Doğru yaklaşım ikisini birleştirmektir. Kursiyer eseri notadan çözer, yapıyı ve armonik zemini anlar; ardından kayıtları dinleyerek üslup bilgisi edinir. Sıra bu yöndedir: önce anlamak, sonra dinlemek. Tersi yapıldığında taklit, analizin önüne geçer.
Nota okuma becerisi ayrıca ezber güvenliğini artırır. Parçanın yapısını bilen bir icracı, sahnede bir kopma yaşadığında en yakın bölüm başından devam edebilir.
Derslerimizde birebir şan dersine ek olarak haftada bir saat, ayda dört saat süren toplu müzik teorisi ve solfej dersleri verilmektedir. Nota okuma bu derslerde kazandırılır ve şan çalışmasıyla paralel yürütülür.