Doğaçlama, klasik eğitimden gelen kursiyerlerin en çok çekindiği alandır. Nedeni açıktır: notasız söylemek, hata yapma ihtimalini görünür kılar. Oysa doğaçlama sırayla öğrenilebilen bir dildir.
Birinci adım kulaktan söylemedir. Kursiyer basit bir melodiyi notasız, yalnızca duyarak bulur. Bu, kulak ile ses arasındaki bağı kurar.
İkinci adım motif geliştirmedir. Kursiyere üç dört notalık kısa bir motif verilir ve bunu farklı ritimlerle, farklı başlangıç notalarıyla ve tersine çevirerek söylemesi istenir. Doğaçlama, sürekli yeni fikir üretmek değil, az sayıda fikri işlemektir.
Üçüncü adım tek akor üzerinde serbest söylemedir. Eşlikçi tek bir akoru sürdürürken kursiyer melodi kurar. Akor takibi baskısı olmadığı için dikkat tamamen müzikal fikre yönelir.
Dördüncü adım blues formudur: yapı basit, tekrarlı ve akılda kalıcıdır. Beşinci adım standart formudur; kursiyer akor değişimlerini takip etmeyi ve hedef notalara varmayı öğrenir.
Altıncı adım transkripsiyondur — sevilen bir solonun kulakla çıkarılıp söylenmesi. Caz dilini öğrenmenin en etkili yolu budur.
Bu sıranın önemi, her adımın bir öncekinin üzerine oturmasıdır. Doğrudan beşinci adımdan başlayan kursiyer teoriyi öğrenir ama müzik üretemez.
Derslerimizde doğaçlama çalışması bu sırayla ve eğitmenle karşılıklı söyleme yoluyla yürütülür.