Hem makam repertuvarı hem batı müziği çalışan kursiyerlerin sık sorduğu bir soru var. İki sistem birbirini bozar mı? Bozmaz, ancak bilinçli ayrım gerekir.
Birinci fark perde anlayışıdır. Batı müziğinde oktav eşit parçalara bölünür; Türk müziğinde daha ince perde ayrımları kullanılır. Kulak ikisini de tanıyabilir.
İkinci fark seyirdir. Batı müziğinde armonik ilerleyiş belirleyicidir; makamda yatay çizgi ve seyir belirleyicidir.
Üçüncü fark süslemedir. Makam icrasında süsleme yapının parçasıdır; batı repertuvarında çoğu zaman notaya yazılıdır ve sınırlıdır.
Dördüncü fark vibratodur. Türk müziği icrasında daha ölçülü ve yer yer hiç kullanılmayan bir titreşim tercih edilir.
Ayrım şöyle korunur: her çalışma seansında tek bir gelenekte kalınır; ikisi aynı yarım saat içinde karıştırılmaz.
İkinci öneri dinlemedir. Hangi geleneğin repertuvarı çalışılıyorsa o gelenekten çok dinlenir.
Bu ayrım kurulduğunda iki alan birbirini besler; kulak hem incelir hem esner. Derslerimizde makam ve batı müziği çalışmaları, birbirini destekleyecek biçimde ayrı ayrı planlanır.