Uzun hava ilk duyulduğunda ritimsiz gibi gelir. Oysa oldukça sıkı bir iç düzeni vardır. Bu düzenin ölçü birimi metronom değil, sözün ve nefesin doğal uzunluğudur.
Birinci ilke cümledir. Uzun havada birim, vuruş değil söz öbeğidir. Nerede nefes alınacağı, anlamın nerede tamamlandığına bağlıdır.
İkinci ilke bekleyiştir. Bir perdede asılı kalmak, ardından gelen inişin etkisini kurar. Acele edilen bir uzun hava düz duyulur.
Üçüncü ilke süslemedir. Çarpma, tril ve kaydırmalar rastgele değildir; makamın karakterine ve yörenin tavrına bağlıdır.
Dördüncü ilke tavırdır. Aynı eser farklı yörelerde farklı söylenir; bu fark notaya yazılmaz, dinlenerek alınır.
Beşinci ilke eşliktir. Bağlama ya da kaval eşliğindeki icracı, söyleyeni izler; burada tempoyu belirleyen sestir.
Altıncı ilke sabırdır. Uzun hava, dayanıklılık isteyen bir biçimdir; nefes planı önceden kurulur.
Derslerimizde geleneksel repertuvar, tavır ve söz çalışmasıyla birlikte ele alınır.