Makam öğrenmeye başlayan kursiyerlerin çoğu diziyi ezberler. Ardından iki makamın aynı sesleri paylaştığını görünce durur.
Bu duraklama doğru yerdedir. Çünkü makamı tarif eden şey ses kümesi değil, o seslerin arasında izlenen yoldur.
Seyir üç şeyi söyler: nereden başlanır, hangi perdede durulur, nereye inilerek bitirilir.
Birinci unsur karar sesidir. Ezginin dinlenmeye vardığı, kulağın kapanmış saydığı ses budur.
İkinci unsur güçlüdür. Ezgi orada geçici olarak asılı kalır; cümlenin ortasındaki virgül gibi çalışır.
Üçüncü unsur yöndür. Bir makam alttan başlayıp yukarı açılırken bir başkası tepeden inerek kurulur. Aynı diziyle iki bambaşka duygu üretilir.
Bu nedenle makam kitaptan değil, dinleyerek öğrenilir. Bir eseri elli kez dinleyen kursiyer, dizisini hiç ezberlememiş olsa bile seyri taklit edebilir.
Söyleyerek öğrenmek de gerekir. Kulakla tanınan bir seyir, sesle üretilmeden tam olarak kavranmaz.
Derslerimizde makam çalışması, seyrin dinlenerek ve söylenerek kavranması üzerine kurulur.