Şan tekniğinde ses üretimi iki aşamalıdır. Birinci aşama gırtlakta gerçekleşir: ses telleri titreşir ve ham bir ses üretilir. Bu ham ses tek başına zayıf ve renksizdir. İkinci aşama rezonanstır: ses, yutak, ağız ve burun boşluklarından geçerken biçimlenir ve karakterini kazanır.
Bu ayrım pratikte önemlidir çünkü icracının denetleyebileceği alanların büyük bölümü ikinci aşamadadır. Ses tellerinin titreşimi doğrudan kontrol edilemez; ancak yumuşak damağın yüksekliği, dilin konumu, çenenin serbestliği ve ağız açıklığı bilinçli olarak ayarlanabilir.
Klasik şan tekniğinde hedef, belirli bir frekans bölgesinde yoğunlaşan bir rezonans üretmektir. Bu yoğunlaşma, insan kulağının en duyarlı olduğu bölgeye denk gelir ve sesin orkestra dokusunun içinden geçmesini sağlar. Bu nedenle klasik icrada duyulabilirlik kuvvetten değil odaklanmadan gelir.
Kursiyerin bu farkı hissetmesi için basit bir çalışma vardır: aynı nota önce yayvan ve gevşek, sonra dudakların önünde odaklanmış bir noktaya yönlendirilmiş gibi söylenir. İkinci üretimde ses genellikle daha az efor gerektirir ama mekân içinde daha uzağa taşır.
Rezonans ayarının bir başka aracı ünlü seçimidir. Kapalı ünlüler odaklanmayı kolaylaştırır, açık ünlüler ise hacim üretir; ikisi arasında geçiş yapabilmek teknik esnekliğin göstergesidir.
Derslerimizde rezonans çalışması mırıldanma ve yarı kapalı ünlülerle başlar, ardından açık ünlülere taşınır.