Kursiyerlerin en sık dile getirdiği hedeflerden biri ses aralığını genişletmektir. Bu hedef ulaşılabilirdir ama izlenen yol sonucu belirler.
Yanlış yaklaşım, sınırın hemen üzerindeki notaları tekrar tekrar zorlamaktır. Zorlanan her deneme gerginlik üretir; gerginlik ise gırtlağı yukarı çeker ve sınırı daha da aşağı taşır. Sonuç, hedeflenenin tersidir.
Doğru yaklaşımda aralık doğrudan çalışılmaz; aralığı sınırlayan etken çalışılır. Bu etken çoğunlukla üçünden biridir. Birincisi register geçişidir: passaggio pürüzsüz değilse ses o noktada durur. İkincisi nefes desteğidir: tiz bölge daha dengeli basınç ister. Üçüncüsü ünlü ayarıdır: tizde açık ünlüyü zorla korumak sınırı erken getirir.
Bu üçü düzeldikçe aralık kendiliğinden genişler. Çoğu kursiyerde birkaç ay içinde birkaç notalık bir açılma gözlenir ve bu açılma zorlamayla değil, dengelerin oturmasıyla gelir.
Pes bölge için de benzer bir ilke geçerlidir. Pes notaları kalınlaştırarak üretmeye çalışmak gırtlağı aşağı bastırır ve tınıyı boğuklaştırır. Pes bölge, serbest bir gırtlakla ve az miktarda hava ile daha net duyulur.
Aralık genişletme çalışmasında kaydırmalı alıştırmalar etkilidir: ses, kesintisiz biçimde yukarı ve aşağı süzülür; kopma noktaları belirlenir ve o noktalar ayrıca çalışılır. Derslerimizde aralık ölçümü kayıt sırasında yapılır ve periyodik olarak yenilenir; hedef notalar zorlamayla değil, kademeli olarak açılır.