Vibrato, sesin perde ve şiddet bakımından düzenli olarak dalgalanmasıdır. Klasik şanda tınının doğal bir parçası sayılır; ancak nasıl geliştiği sık yanlış anlaşılır.
Yaygın yanılgı, vibratonun doğrudan üretilebilecek bir hareket olduğudur. Bu inançla çene sallanarak, karın kaslarıyla itilerek ya da gırtlak titretilerek vibrato taklidi yapılır. Sonuç düzensiz, mekanik ve yorucu bir üretimdir.
Doğru anlayışa göre vibrato bir sonuçtur. Nefes desteği dengeli, gırtlak serbest ve rezonans odaklıysa vibrato kendiliğinde ortaya çıkar. Ortaya çıkmıyorsa bu, vibrato çalışılması gerektiği anlamına gelmez; temel dengelerden birinin kurulmadığı anlamına gelir.
Vibratonun iki ölçüsü vardır: hız ve genişlik. Çok hızlı ve dar bir dalgalanma gerginliğe işaret eder; çok yavaş ve geniş bir dalgalanma ise destek zayıflığına ve genellikle perde belirsizliğine yol açar. Dengeli bir vibrato, perdeyi bulanıklaştırmadan tınıya canlılık verir.
Üslup farkları da vardır. Barok icrada vibrato daha ölçülü kullanılır; romantik repertuvarda daha belirgindir. Koro içinde ise dar tutulur, çünkü geniş vibrato grup entonasyonunu bulanıklaştırır.
Kursiyerin vibratosu yoksa yapılacak ilk şey düz sesle uzun ünlü çalışmasıdır; destek ve serbestlik yerleştikçe dalgalanma kendiliğinden gelir.
Derslerimizde vibrato ayrı bir alıştırma konusu olarak çalıştırılmaz. Temel dengeler kurulur ve vibratonun gelişimi izlenir.